Köşe YazılarıMalatyaManşetMedya

Kerimoğlu’nun istifası

Sosyal medya profesörü ve aktivist Recep Peri instagram sayfası story (durum) bölümde Malatya Büyükşehir belediye başkanı Selahattin Gürkan’ın hukuk işlerinden sorumlu danışmanı Fatih Kerimoğlu’nun istifa ettiğini geçen akşam duyurması üzerine konuya vakıf oldum. 

Opsiyonel çıkışlı bu haber sıradan rutin bir istifanın aslında perde arkasının gürültülü çalkantılı olduğuna dair sinyaller veriyor olmasıydı ilgimizi çeken. Daha doğrusu yerel yönetimlerde şahısların etkili yönetiminin kurumsal kategoride yeri ve şehir revizyonunda rol biçimlerini değerlendirmeye yönelikti. 

Fotoğraf: Twitter

Öncelikle şunu da belirtmek istiyorum. Bugünlerde çok tanıdık bazı senaryolar şehrimiz üzerinde dolaşıp duruyor. Bazı istenmeyen asayiş olayları, akabinde meydana gelen olaylara bağlı olarak il emniyet müdürümüzün görev yerinin değişikliğine gidileceği haberi, derken; Büyükşehir’de görevli bir danışmanın istifası süreci ve istifanın teferruatları, özelliklede yaşadığımız ekonomik kriz, şehrin bilimum başka sorunları… dolayısıyla hikayenin bunaltıcı bir hal almasını sağlıyor, attığımız adımlara ilişkin ümitlerimizi bir hayli azalttı demek istiyoruz. 

Malatya’da bazı çıkar grupları, siyaset bilimi ile toplumsal diyalektiğin en bağnaz olduğu böyle bir kritik dönemde, kulislerden aldığımız bilgilere göre, Kerimoğlu’nun istifasına neden olan sürecin Twitter’de yaptığımız bir paylaşımla başlamış olması bizleri derin bir teessüre sevk etti. 

Fatih Kerimoğlu Büyükşehir belediyesinde danışmanlık vazifesi yanında hukukçu kimliği bulunan değerli bir üstadımız. 

Bir kaç gün önce twitter sayfam da belediyede danışman olarak alınan ‘Neslihan Aslan ne zaman danışman oldu?’ paylaşımımın içeriğindeki ‘hediye çiçek resminin’ güya Kerimoğlu tarafından bana servis edilmiş olduğuna dair –iddia– kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Bu bir! Kaldıki Kerimoğlu belediyenin mahrem bilgilerini şahsımla paylaşacak olma ihtimaline kaçınız inanırsınız. Velevki böyle bir bilgi geldi diyelim, benim yazacağıma kaçınız ihtimal verirsiniz. Bu da iki. 

Ayrıca bu tür ucuz operasyonlarla ayak kaydırma girişimlerinin belediye gibi çok programlı yerlerde bazı menfi ilişkilerin çarkının işlediğini de gün yüzüne çıkarır olduğu açık. 

Onun içindirki, savunduğumuz kavramlar-olaylar, aleni şekilde yazdığımız ve üzerine gittiğimiz hadiseleri kamuoyuna açık bir formatta işlediğimizi herkes bilmektedir. Tüm yazılarım, sosyal medya paylaşımlarım, twitlerim kamuoyuna açıktır. Hiç bir kilitleme, sınırlama koymadım/koymayacağımda. İsteyen istediği zaman göz atabilir lakin meydana gelen istifa haberine dolaylı olarak adımız karıştığından, ortaya çıkan mesuliyet duygusu veya bir çalışanın işinden olmasına sebebiyet verdiğimiz hususuna bağlı zan altında kalmamak için çiçek fotoğrafını kimin tarafından bana ulaştırıldığına dair bilgiyi Malatya Büyükşehir belediyesi başkanı Gürkan’la istediği zaman paylaşabilirim. Hemde kanıtlarıyla beraber. Benim için bunda hiç bir sakınca görmüyorum. Alnımız ak, sözümüz paktır. Çünkü bizim gizlimiz saklımız yok, söyleyeceklerimizi açık açık söylemekten çekinmediğimiz gibi. 

Kaldıki bize yeteri kadar bilgi sağlayan dostlarımız var zaten. Dahası şahısların otokratik davranışları dezavantajlı kurumsal yetersizliğini ortaya koyduğumuz bir paylaşım nasıl bir istifaya angaje edilebilirki? 

Kerimoğlu’nun belediyede olmamasına gelince; büyükşehirde etkisi ilk günlerde hissedilmeyebilir, geçen zaman zarfında Kerimoğlu’nun yokluğu bir boşluk insiyatifi oluşturacağından, ve diğer içsel sorunları çözme planı profesyonellikten uzak kararlara gebe kalacağını bilmek için kahin olmaya gerek yok. Evet, Kerimoğlu bir denge idi! Kerimoğlu’nu çekip aldığınızda bu dengeyi tarumar etmeyi kabullenmekte aynı şey. 

Sıradan bir vatandaş olarak dışarıdan net bir şekilde gözlemleyebildiklerimiz bunlar demek için erken değil. 

Velhasıl tam olarak Kerimoğlu’nu ekarte etmekle başlayacak süreç için ne hazırlandığını bilmek önemli bu sırada. Elbette Kerimoğlu’nun istifasının sebebi sadece bir twit değildir ama Gürkan’ın etrafının kuşatıldığından hiç şüphemiz yok. Kerimoğlu’nun istifası ile etrafa yayılan kokulara bakılırsa mutfakta pişen bir şeylerin olduğu belli. Mutfakta pişen asıl yemeğin ne olduğuna bakmalıyız bence. Kerimoğlu belediyedeki danışmanlık görevi olmazsa açlığından ölecek değil, gider cübbesini giyer avukatlık mesleğini yapmaya devam eder. Mutfakta pişirilen yemeğin ve hangi seviyede servis edileceğini, yağlı mı, bol baharatlı mı, içine merdiven altı margarin’mi kullanıldı, tuzlu mu, bayat mı yoksa pişmemiş ham mı bence gelin bunları konuşalım. 

Ama bunları konuşmaya bu şehirde kimsenin cesaret edemeyeceğini de ayretten buraya not düşmek istiyorum. 

Bu yemeğin aşçısı kim peki? Bu sorunun cevabını bilen bir kaç kişiden biriyim. Söylentilere değilde olayın olgunlaşma tarzına bakılırsa aşçı ekibini Gürkan’ın etrafına konuşlandırdı. Veya Gürkan böyle istemişte olabilir. Belki işine geliyordur. Malatya büyükşehir’in başında bulunan en tepedeki yöneticinin buna mahal vereceğini de düşünmek dahi istemiyorum. Fatih Kerimoğlu’nun denge duvarından çekerek çıkarması ortamın havasını koklama girişimi. Nabzı yoklama. Sıradaki adımlar ona göre atılacak. Listede diğer Fatih (Avcı) muhtemelen onu da yiyecekler. Eninde sonunda bir şekil sıra ona gelecek. İki Fatih gidince Gürkan’ı etrafından dolaşmak daha kolay ve kestirme olacağının yolu açılacak böylece. Sonra gelin curcunalı operasyonu izlemeye. Ne kadar ekmek o kadar köfte pazarlığına. Tamamen pasifize edilmiş bir Gürkan, söylemlerinin içi boşaltılmış, konjukturel alanı daraltılmış, seçimi kazanmaktan umudu kesmiş bir siyasi figüre dönüşüverilecek. 

Gelecek vaadeden siyasilerin tasfiye süreci genelde böyle başlar ve organize edilir!

Bizler genelde festivallerin gerekliliğini, kaldırımlar yapıldı mı yapılmadı mı, belediyede inşaat rezervli projeleri tartışırken kapalı kapılar arkasında verilen çetin kozmik bir savaşın ayrıntılarını kimse bilmiyor. Gürkan tabanı açısından fazla sorun yok diye düşünüyor olabilir. Ne de olsa bu tabanın en azından çekirdek kesimi her durumda tamamlanmış olduğunu düşünerek, görev mekanizmasının işleyişinde bir aksaklık var olduğunu muhtemelen görmeyecektir. Tercih edilen yol, savunma hattında kalmaya sevk edecek. Yeni bir başarı öyküsü ortaya koymaya yeltenmemesi fark etmeyecek asla! Bir yere kadar doğru adımlar atacak, bir yerden sonra tıkanacak elbette. Bu tespitimi Kerimoğlu’nun gidişiyle başlayacak sürecin bir  siyasi strateji handikapına dönüşeceği iddiama hiç şüphe etmeden o güne kadar sürdürür tutacağım. 

Böyle… 

Kerimoğlu’nun gidişi nezdimde zerre kadar önemli değil, ilgilendirmez. Üstelik tanımam etmem. Birbirimizi dahi hiç görmemişiz. Ama bir gidiş Gürkan’ın hareket alanının kısıtlanacağı bir ortam oluşturacağı, Gürkan’ın etkisizleştirilmesi sonrasında kompozit anlamda kurumsal yönetimin tökezlemesi uzunca bir zaman almayacağından kaybeden şehrim olacağı için bu yazıyı yazıyorum. Malatya hepimizin ortak paydası. Kimsenin şehrimin geleceği üzerine hesaplar yapmasına müsade gösteremeyiz. 

Aşçı yemeğini yenilir şekilde yapmadı, radarımıza takılması ondandır. Gözümüz üzerinde. Demode olmuş kulvarın orta bir oyuncusu. Büyükşehir başbakanlık kurumunun nüvesini oluşturacak olan serzenişlerimiz, bu köşeleri yazmamız, 5000 yıllık şehir kültüründen bize uzanan boyutunu sağlam-sapa sağlam şekilde çocuklarımıza miras bırakma çabamız hepsi bundan diyorum. Yoksa benim için bir fatih gider, diğeri gelir. Selahattin olmaz, Bülent olur, Bilal olur ne fark eder. Malatya’nın hikayesini orta oyuncuların vicdan ve tekeline bırakmak hainlik gibi bir şeydir. İşte Kerimoğlu’nun gidişi orta oyuncuların daha doğrusu aşçının etkisini pekiştirdi/pekiştiriyor olduğundan tüm meseleyi kaygıyla ele alıyoruz. Anladınız mı şimdi. 

Bugün itibarıyla söz konusu görevini Kerimoğlu bıraksa dahi başkanın daha iyi yapacak birini yerine koyması şansa kalmış bir şey. Ona bir şey diyemem. Ancak, kolu bacağı budanan, gözüne bandana çekilecek bir belediye başkanının ilgili Malatya şehri üzerindeki kayıp oranını da hesap etmeliyiz. Şehrimiz açısından ciddi bir zaafın ifadesi olduğu söylenmek durumunda. Çünkü burada bir istifayı konuşmuyoruz, bir hikayenin kısır döngüye savrulması sahaya konuldu. Orta oyuncuların zaferinin meşrulaşmasına yeşil ışık yakılıyor. Gürkan açısından tüm bu tabloyu görmesi mümkün olmayabilir. Ne varki, bu acı ama gerçek itirafı buraya koyalım herkes gardını ona göre alsın. Ve biz orta oyunculara karşı var gücümüzle mücadele etmeye devam edeceğiz. Bu şehrin geleceği ve çocuklarımız için. Onlarda elbet bilenmiş kılıçlarını çekecek ama filmin sonunda sadece -doğru-nun kazanan olacağına tüm inandığım değerler adına sizleri temin ederim…

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu