Politika

Kadına Karşı Şiddet ve Ayrımcılığın Önlenmesine Yönelik Meclis Araştırma Komisyonu, BM Türkiye yetkililerini dinledi

Kadına Karşı Şiddet ve Ayrımcılığın Önlenmesine Yönelik Meclis Araştırma Komisyonu, Birleşmiş Milletlerin (BM) Türkiye'deki yetkililerini dinledi.

TBMM (AA) - Komisyon, AK Parti İstanbul Milletvekili Hulki Cevizoğlu başkanlığında toplandı.

Cevizoğlu, konuya ilişkin detaylı bir çalışma yaptıklarını, raporun çok hızlı şekilde ilerlediğini ve komisyonun 21 Mart itibarıyla çalışmalarını bitirmiş olacağını belirtti.

Hulki Cevizoğlu, "Kadına yönelik şiddet ve ayrımcılıkla etkin mücadelede güçlü koordinasyon ve sektörler arası işbirliği büyük bir önem taşıyor. Bütün kurum ve kuruluşlar ile özel sektör, medya, sivil toplum ve üniversitelerin işbirliğiyle hareket etmesi önemli." dedi.

BM Türkiye Kadın Birimi Program Yöneticisi Duygu Erseçen, kadına yönelik şiddetin ana ve tetikleyen sebepleri arasında toplumsal cinsiyet eşitsizliği, cinsiyet temelli ayrımcılık, sosyal norm ve kalıp yargılar olduğunu söyledi.

BM Türkiye Kadın Birimi Program Analisti Betül Bodur, dünyada öldürülen kadınların yüzde 60,2'sinin yakın partnerleri veya aile üyeleri tarafından öldürüldüğünü kaydetti.

"Tek bir kurumun koordine etmesi yetmiyor"

Sunumların ardından yetkililer, milletvekillerinin sorularını yanıtladı.

MHP Adana Milletvekili Ayşe Sibel Ersoy'un, küresel anlamda ve Türkiye'de kadına yönelik şiddetin hala bir sorun olduğunu ve kadın-erkek fırsat eşitliğinin hala istenilen düzeye ulaşamadığını belirtmesi üzerine Erseçen, "Şiddete uğramış kadın ve çocuklarla çalıştım. Tek bir kurumun koordine etmesi, sivil toplum örgütünü desteklemesi yetmiyor." ifadelerini kullandı.

BM Kalkınma Programı Türkiye Temsilci Yardımcısı Mustafa Ali Yurdupak ise "Belli politika önerilerinde bulunuyorsunuz. Bunların getirdiği birtakım beşeri, finansal maliyetleri olabiliyor. Tek bir sorumlu, mesul atamak çok zor." değerlendirmesinde bulundu.

CHP Ankara Milletvekili Aliye Timisi Ersever, 2023'te 315 kadın cinayeti, 248 şüpheli ölüm, 2024'te 394 kadın cinayeti ile 259 şüpheli ölüm olduğuna dikkati çekerek, "Avrupa'daki ya da dünyadaki diğer ülkeler neler yapmışlar da o ülkelerde yarı yarıya ya da daha aza indirgenmiş? Biz neler yapabiliriz bu kadın cinayetlerinin durdurulması için?" sorularını yöneltti.

BM Türkiye Kadın Birimi Program Yöneticisi Erseçen, Ersever'in sorusuna yönelik, "Adalet, İçişleri ve Aile Bakanlığına kadın cinayetleriyle ilgili gözlemevleri önerdik. İçişleri Bakanlığıyla Almanya'ya, Adalet Bakanlığıyla da İspanya'ya bir çalışma ziyareti gerçekleştirdik. Oradaki kamu kurum ve kuruluşları, yerel yönetimler ve sivil toplum örgütleriyle görüştük. Şuna ikna olduk. Kadın cinayetlerine odaklı, cinayetin başından sonuna kadar sahip olduğumuz bilginin verisini kıracak yani o şiddet verisini kıracak, ayrıntılandıracak ve de tam da sizin verdiğiniz rakamları çok daha sistematik ve profesyonel izleyecek, içerisine hem kamuyu hem akademiyi hem de sivil toplumu alacak bir gözlemevi." sözlerini sarf etti.

Komisyon Başkanı Cevizoğlu, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'a Japonya'daki ziyaretinde eşlik ettiğini dile getirerek, şunları kaydetti:

"Japonya'da komisyonumuzla ilgili şunu gördük. Medeniyet ile kadına şiddet ve ayrımcılık arasında bağ yok. 'Daha az medeni olan ülkelerde bu daha yüksek, medeni olan ülkelerde daha az.' diye bir şey yok. Japonya, en medeni ilk 5 ülke arasında yer alıyor her bakımdan ama kadına ayrımcılığın çok yüksek olduğu bir ülke. Çok enteresan. Kadına ayrımcılık inanılmaz. Meclis'teki kadın sayısı bakımından, toplumdaki kadınların toplumsal rolleri bakımından."

"Kanunlarımıza tanım ve yaptırımların eklenmesi taraftarıyız"

BM Türkiye Nüfus Fonu Kurumsal Ortaklıklar Yöneticisi Nazife Ece Karaduman ise kadın-erkek eşitliğinin sağlandığı hiçbir ülkenin olmadığını, meseleye geniş perspektiften bakılması gerektiğini söyledi. Karaduman, "Şiddetin bir döngü olduğunun farkına varmak, bunun psikolojik, ekonomik vesaire pek çok şiddet türüyle başladığını bilmek ve bu yüzden önleme çalışmalarına özellikle ehemmiyet göstermek çok önemli oluyor." dedi.

Cevizoğlu, komisyonda sunum yapan tüm konukların bu problemin sosyolojik ve toplumsal boyutuna değindiğine dikkati çekerek, "Bir sosyolog olarak buna itiraz ediyorum. Toplumsal boyutu çok önemli ama bu işin temelinde psikoloji var. Öldürme kültürü olsa, toplumsal boyutu üzerinde BM birimleri, bakanlıklar ve üniversiteler açısından durmak gerekebilir ama psikolojik boyutu çok önemli. Genellikle bunlar bir cinnet anında işleniyor. Cinnetin temelinde psikoloji var ya da psikiyatri var." şeklinde konuştu.

AK Parti Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış'ın "BM'nin deprem bölgesindeki kadınlara yönelik çalışmalarına" ilişkin sorusu üzerine Erseçen, bölgede kadına yönelik şiddet alanında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığıyla ortak program yürüttüklerini, kadınların sosyoekonomik olarak güçlenmesi için kurumlarla yaptıkları faaliyetlerin önümüzdeki 3 yıl boyunca devam edeceğini bildirdi.

Erseçen, konuya ilişkin yasal öneriler sunmak istediklerini ifade ederek, "6284 Sayılı Kanun'umuzun, yürürlükte olan kanunumuzun çok daha etkili uygulanmasını tavsiye ediyoruz. Ama 6284 bir tedbir kanunu olduğu için aynı zamanda Türk Ceza Kanunu'muz gibi ya da infaz yasamız gibi kanunlarımıza dijital şiddet, psikolojik şiddet ve ekonomik şiddet tanım ve yaptırımlarının eklenmesi taraftarıyız." sözlerini sarf etti.

Komisyon Başkanı Cevizoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Kadının Statüsü Genel Müdürü Süreyya Erkan'ın, TBMM idari personeline perşembe günü bir sunum yapacağını kaydederek, "Bu, kadına yönelik şiddetle mücadelede Dördüncü Ulusal Eylem Planı çerçevesinde TBMM Başkanlığı İdari Teşkilatı birimlerinde görev yapan personele verilecek. Bu da Meclisimizin bu konudaki duyarlılığını gösteriyor." diye konuştu.

CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez de Türkiye'de ceza hukuku anlamında bir sıkıntı olmadığını dile getirerek, cezasızlık algısından en çok suç işleyenlerin faydalandığını söyledi.


Muhabir: Meriç Ürer